Skolyoz neden oluşur?
Skolyoz birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Ancak bizim günlük yaşamımızda sıklıkla karşılaştığımız skolyozlar, daha çok 10’lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni henüz tam olarak bilinmeyen (idiyopatik) skolyozlar ile anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Konjenital skolyozda başlıca etkenlerin gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı ve bazı vitamin eksikliklerinin olduğu düşünülmektedir.
Başlıca skolyoz tipleri
• Doğuştan (konjenital); genellikle omurgadaki bir gelişim kusuruna veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlı,
• Polio (çocuk felci), beyin felci veya kas distrofisi (erimesi) gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucu oluşabilir.
• Nedeni bilinmeyen (İdiyopatik); Daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkabilir.
Skolyoz belirtileri
• Omurganın yana doğru eğriliği
• Omurganın yan ve öne doğru eğriliği
• Bir omuzun (sağ-sol) öne ilerlemesi
• Omuz ve kalçaların simetrik durmaması
• Birinci eğriliği karşılayıcı ikinci bir eğri varlığı
• Sırt ve/veya bel ağrısı
• Nefes darlığı, yorgunluk
Skolyoz tanısı
Skolyozun erken tespit edilmesi ve skolyoz takibi yapılacak bir fizik tedavi ve rehabilitasyon kliniği veya hastaneye yönlendirilmesi şarttır. Birçok skolyoz ilerlemeden tespit edilirse cerrahi girişim yapılmadan tedavi edilebilir. Onun için okul taramaları çok önemlidir. Tedavi olarak yapılan egzersizler tek tedavi seçeneği olarak kabul edilmemelidir. Yani hastayı, eline egzersiz programlarını verip gönderemezsiniz. Çünkü bu hastalardaki eğikliğin derecesine göre breysleme (ortez) yapılmalıdır veya gerekiyorsa cerrahiye yönlendirilmelidir. İyi yapılan breysleme hasta ve hasta ailesi ile işbirliği sağlanabilirse yüzde 70 oranında düzelme sağlayabilir.
Hem muayene bulguları hem de radyolojik incelemelere (Röntgen, Manyetik Rezonans Görüntüleme, Bilgisayarlı Tomografi, vb.) göre tanı konulur. Fizik muayene sırasında, hasta öne doğru eğildiğinde eğrilik ayakta durur pozisyondan daha belirgin gözükür. Farklı pozisyonlarda omurga röntgenleri (Ön-arka, yan, yanlara eğilerek,…) ve skolyozometre (omurganın eğrilik miktarını ölçen bir alet) ölçümleri, skolyozun miktarını belirlemede kullanılan en önemli tanı yöntemleridir.
Skolyoz Tedavisi
Schroth 3B Yöntemi
Schroth Yöntemi,ilk olarak 1921’de,skolyozu olan bir Alman fizyoterapist olan Katherina Schroth tarafından geliştirildi.K.Schroth ,yöntemi tanımlamak için kendi vücudu üzerinde çalıştı.Kas gücünü dengelemek için tasarlanmış duruşlar kullandı entegre solunum tekniği ile.
”Schroth yöntemi,skolyoza özgü bir sırt okuludur.Tedavi programında,hastaların kendine yardım etmesini sağlamak için solunum dahil tüm postüral düzeltme olanakları kullanılmaktadır.” Christina Lehnert-Schroth(1992)
Schroth Yöntemi,skolyoz tedavisi için cerrahi olmayan bir seçenektir.
Her hastaya özelleştirilmiş egzersizler uygulanmaktadır.Schroth egzersizlerinin amacı,omurgayı üç boyutlu bir düzlemde döndürmek,uzatmak ve stabilize etmektir.
Schroth egzersizlerinin amacı, skolyozun ilerlemesini önlemektir.
Bir schroth programının sonuçları şunları içerebilir:
• Geliştirilmiş duruş
• Daha kolay nefes alma
• Daha az ağrı
• Postural farkındalık
Schroth metodu tamamen kişiselleştirilmiş bir terapidir.
Terapistler hastaların düzeltmelerini görselleştirmelerine yardımcı olmak için yoğun bir şekilde birebir koçluk ve aynalarla eğitim yapar. Hastalar da evde uygulamaya devam ederler.
Schroth egzersizleri yaşa, tıbbi geçmişe ve skolyozun ciddiyetine göre değişir, ancak tipik bir egzersiz 2 aşamayı izler.
• İlk aşama, vücudun konumlandırılmasına odaklanır. Terapist, duruşunuzu yukardan aşağıya nasıl hizalayacağınızı gösterir.
• İkinci aşama, henüz elde edilen düzeltmelerin etkinleştirilmesine odaklanır.
Schroth metodu kimlerde uygulanır?
• Juvenıl skolyoz hastaları
• Adolesan skolyoz hastaları
• Yetişkin skolyoz hastaları
• Kifoz hastaları
BELİRTİLER ŞU ŞEKİLDEDİR
o Baş ağrısı
o Baş dönmesi
o Boyun ağrısı ,boyun kasılması
o Omuz ağrıları
o Kol ağrıları,kol uyuşması,halsizlik.
o El parmaklarında hissizlik ve elde uyuşma.
o Sırt bölgesine yayılan ağrı.
o Bazen de bele ve bacaklara kadar inen ağrılar, hissizlik ve güç kaybı
BU SORUNLARIN NEDENLERİNİ ŞU ŞEKİLDE SIRALAYABİLİRİZ
o Boyun fıtığı.
o Disk dejenerasyonu.
o Boyun omurgasında artroz (kireçlenme).
o Miyofasyal ağrı sendromları.
o Fibromiyalji sendromları
o Tekrarlayan strese bağlı zedelenme sonucu gelişen ağrılar.
o Tekrarlayan aktivitelerde bulunma kötü pozisyon ve psikolojik stres ile birleşince “aşırı kullanmaya bağlı zedelenme” tablosunu ortaya çıkarır.
o Uzun süre başın öne eğilerek veya aşırı yukarı kaldırılarak çalışılması kas yorgunluğu ve kas kısalmasına yol açarak boyun ve sırt ağrısına neden olur.
o Çalışma Koşulları Ve Bilgisayar Kullanımının Artması Nedeniyle Sık Karşılaşılmaktadır.
FİZYOLARA SAĞLIKLI YAŞAM MERKEZİN de uzman fizyoterapistlerimizle; sizleri bu nedenlerden kaynaklanan ağrılarınızı ortadan kaldırıp ve konforlu bir yaşama davet ediyoruz.

